[Bilimsel Haber] Yeni Kitap: Türkiye Türkçesinde Eylemi Adlıklaştırma Kategorisi (Özlem Deniz-Yılmaz)
Onur Inal
onurinal at onurinal.com
22 Şub 2007 Per 07:08:20 EET
Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Öğretim Üyesi Yrd.
Doç. Dr. Özlem Deniz-Yılmaz’ın bir eseri yayınlandı:
Kategoriya nominalizatsii deystviya v turetskom yazıke (Türkiye
Türkçesinde Eylemi Adlıklaştırma Kategorisi),
Sankt-Peterburg, 2006, 219 s., İzdatel'stvo Sankt-Peterburgskogo
universiteta.
Eserin yazarı, St. Petersburg Devlet Üniversitesi Şarkiyat Fakültesi
Türk Filolojisi Bölümü’nde yedi yıl boyunca çalışmış, üniversitenin
sürdürdüğü bilimsel araştırmalara katılmış ve burada doktora tezini
yazarak “filoloji doktoru” unvanı almıştır. Ö. Deniz-Yılmaz, dünya
dilbiliminde ve Türkolojide önemli bir yere sahip olan, genel olarak Rus
Türkolojisini, özel olarak da St. Petersburg ekolünü yakından tanıma
imkanı bulmuş, hem dünya dilbiliminin, hem de St. Petersburg ekolünün
metod ve teorilerini doktora tezinde ve doktora çalışmalarının ürünü
olan bu eserinde uygulamıştır. Söz konusu eser, onun St. Petersburg’da
kaldığı süre içindeki yoğun çalışmasının ürünüdür. Tanıtılan eser, adı
geçen Türk Filolojisi Bölümünde Viktor G. Guzev tarafından geliştirilen
ikincil temsil etme kavrayışı (ikincil hipostaz etme konsepsiyonu)
esasında bu kavrayışı denemek ve fiil adlık şekillerini işlevlerinden
yola çıkarak özlerine uygun bir şekilde betimleyip dil sistemindeki
yerini saptamak amacıyla yazılmıştır. Söz konusu kavrayışın özü şudur:
bağımsız leksemlerin, örneğin ismin anlamı olan nesne (varlık), sıfatın
anlamı olan nitelik (vasıf), fiilin anlamı olan eylem (hareket), dünya
unsurlarının, dünya olaylarının birincil seviyedeki imgeleri,
yansımaları olarak telakki edilmektedir. Dilin böylesi bir anlamı
(örneğin, yazmak eylemini) diğer bağımsız leksem sınıfının anlamı olan
imgelerde
(örneğin, yazma, yazan vb. şekilde) dile getirmesi, dünya unsurlarının
ikincil temsil edilmesi olarak yorumlanmaktadır.Araştırmanın malzemesi,
Hint-Avrupa dillerinde çok az gelişmiş olan, buna karşılık aralarında
Türkiye Türkçesinin de bulunduğu Altay dillerinde çok üyeli fiil
kategorisi haline gelmiş olan, Türk dilbiliminde isim-fiil, sıfat-fiil
ve zarf-fiil terimleriyle bilinen fiil isimleri, fiil adlıklarıdır.
Altay dillerindeki bu dil araçlarını incelemek, hem bilim, hem de pratik
dil öğretimi açısından gayet faydalıdır. Diğer yandan bu çalışmada,
geleneksel terimlerden vazgeçilmiş ve bunların yerine yeni terimler
önerilmiş, belirli kavramlar geliştirilmiştir. Sayısı yüzü aşkın bu fiil
şekillerinin fiil yapımı alanına değil, fiil çekimi sahasına ait olduğu
esaslandırılmıştır. Bunlar genel eylemi adlıklaştırma kategorisi adı
altında dört özel kategoride incelenmektedir:
-mEk, -mE, -(y)İş ve -mEklİk şekilleri, eylemlik (mastar) kategorisini
oluşturmaktadır. Bu dil araçlarının bildirişim (haberleşme) amacı,
(sadece düşüncesel imge olarak anlaşılan anlam olan) eylemleri nesne,
yani varlık imgesinde temsil etmektir. -(y)En, -mİş ve -(E/İ)r
morfemlerine sahip şekiller topluluğu, ortaç
kategorisi kabul edilir. Ortaçların bildirişim amacı, eylemleri,
hareketleri nitelik imgesinde dile getirmektir. -(y)İp, -(y)ErEk, -(y)E,
-mEdEn, -DİkçE, -(y)İncE, -DİğİndE gibi çok sayıdaki ulaç şekli,
eylemleri, (eylemlere eşlik eden olay olarak yorumlanan) belirteç veya
sirkonstans imgesinde karşılayan dil aracı olarak anlaşılmakta ve ulaç
kategorisini oluşturmaktadır. Kitapta önerilen yeni kavramlardan en
dikkate değeri, şimdiye değin Türk filolojisinde irdelenmemiş olan
sıfatsı-isimsi şekil kavramıdır. Geleneksel olarak gramerlerimizde
ortaçlarla özdeşleştirilen bu şekiller, Türk dillerinin özgün dil
araçları olarak değerlendirilmektedir. Söz konusu -Dİk, -(y)EcEk ve
-(y)Esİ şekillerinin bildirişim amacı, eylemleri geçici olarak
gerektiğinde nesne, gerektiğinde nitelik imgesinde dile getirmektir.
Bunları eylemliklerden ayıran özellik, zaman semlerine
(anlambirimciklerine), ortaçlardan ayıran husus ise, edenlik (faillik)
anlambirimciğine sahip olmasıdır. Tanıtılan kitabın, hem teorik, hem
pratik değeri vardır. Bu eserde, bir taraftan geleneksel Hint-Avrupa
dilbiliminden gelen (infinitive, nomen action, participle, converb)
kavramların yetersizliğine değinilirken, bir taraftan da Türkçedeki fiil
adlık şekillerinin işlekliğine, esnekliğine,
verimliliğine dikkat çekilmiş; öte yandan Hint-Avrupa dillerinde bağımlı
bağlaçların üstlendiği görevi, Türkçenin fiil adlık şekillerinin
kusursuz bir biçimde ve tamamen başarıyla üstlenip karşıladıkları
kanaati oluşuyor. Diğer taraftan bu eserin el kitabı mahiyeti de vardır:
hem Türkçeyi öğrenen yabancılar, hem de Türkçeyi çocuklarımıza öğreten
Türk dili öğretmenleri, kitaptaki yeni fikirlerle tanışacaklar ve zengin
örnekler hazinesinden istifade edebileceklerdir. Ancak, eserin Rusça
yazılmış olması, ülkemizdeki genel amaçlı kullanımını maalesef sadece
Rusça bilenlerle sınırlandırmaktadır. Daha geniş bir okuyucu kitlesine
ulaşabilmesi için yazarın bu değerli eseri Türkçeye çevirmesini
diliyoruz. Hüseyin Dallı
-------------- sonraki bölüm --------------
Bir HTML eklentisi temizlendi...
URL: http://lists.kulturad.org/pipermail/bilimselhaber/attachments/20070222/bed7d3ce/attachment.html
BilimselHaber mesaj listesiyle ilgili
daha fazla bilgi