[Bilimsel Haber] KAD Sempozyum bildirisi
tahire erman
tahire at bilkent.edu.tr
20 Tem 2012 Cum 12:32:35 EEST
Değerli meslektaşlar, sevgili arkadaşlar:
Size Kültür Araştırmaları Derneği ile Bilkent Üniversitesinin ortaklaşa
düzenleyeceği "KAD 2013 Sempozyumu: Bellek ve Kültür" çağrısını
yolluyorum. Katılımınızı bekliyorum. İlgileneceğini düşündüğünüz kişi ve
kurumlara duyurulmasını sağlarsanız sevinirim. Başka listelerden aynı
çağrıyı alma durumunda özür dilerim.
Seygı ve sevgilerimle
Tahire Erman
Bildiri çağrısı
Kültür Araştırmaları Derneği ve Bilkent Üniversitesi'nin düzenlediği
Uluslararası Sempozyum
BELLEK VE KÜLTÜR
5-7 Eylül 2013
Bilkent Üniversitesi
“Bellek ve Kültür” başlıklı VII. Kültür Araştırmaları Sempozyumu, Türkiye
Kültür Araştırmaları Derneği ile Bilkent Üniversitesi’nin Siyaset Bilimi
ve Mimarlık bölümleri tarafından 5-7 Eylül 2013 tarihlerinde Ankara’da
düzenlenecektir. İki yılda bir düzenlenen Uluslararası Kültür
Araştırmaları Sempozyumu, Türkiye’de kültür araştırmalarına önemli
katkılarda bulunmakta, bu alanda çalışan araştırmacıları buluşturmaktadır.
İlki 2001’de Kemer’de toplanan Sempozyum, sırasıyla Van’da Yüzüncü Yıl
Üniversitesi (2003), İstanbul’da Koç Üniversitesi (2005), Şile’de Işık
Üniversitesi (2007), Zonguldak’ta Karaelmas Üniversitesi (2009) ve
İstanbul’da Kadir Has Üniversitesi (2011) ile ortaklaşa olarak
düzenlenmiştir.
Sempozyumun amacı, kültürel çalışmalar olarak da bilinen kültür
araştırmaları alanında “bellek” ve “kültür” kavramlarını çeşitli
biçimlerde bir araya getiren konularda yerleşik yargıları sorgulamak,
eleştirel ve çözümleyici çalışmalar ile yeni kuram ve yöntem arayışları
ortaya koyabilmektir. Sosyoloji, antropoloji, psikoloji, siyaset bilimi,
mimarlık, kent çalışmaları, tasarım ve edebiyat disiplinlerini de içeren
çok disiplinli ve disiplinlerarası bir yaklaşım desteklenmektedir ve
toplumsal cinsiyet gözeten bir bakış açısı önemsenmektedir.
Bildiriler Türkiye içinde ve dışında, Türkiye kültürleri bağlamında
aşağıdaki metin çerçevesinde ve konularda olabilir. Bu konuların dışında
bellek ve kültür ve kavramlarıyla ilişkili, sempozyumun amacına uygun
kültür araştırmaları önerileri de değerlendirmeye alınacaktır.
Bellek, deneyimlerin, belli bir zamanda ve yerde gerçekleştiğinin farkında
olarak, insanın bilincinde yerini almasıdır. Kültür ise onun varolmasının
biçimidir ve sanat, uygarlık, gelişmişlik, kalkınmışlık, vb. kavramlarla
örtüştürülmeden, antropolojik anlamıyla, yalnızca “varolma biçimi”
anlamında kullanılabilir.
Bellek ve kimlik ilişkisi önemlidir. Bireyin kendi ya da aile geçmişini
belli bir biçimde hatırlaması, bir anlamda “keşfetme”si kendisinin kim
olduğu algısını önemli ölçüde belirlemektedir.
Bellek ve mekân ilişkisi de önemlidir. Hatırladığımız her şeyi mekânla
birlikte hatırlarız. Ama bu eylem, M. Halbwachs’ın belirttiği gibi, ancak
toplumsal mekan ve toplumsal çerçevelerle birlikte olabilir. Toplumsal
çerçeveleri aile, dini gruplar ve toplumsal sınıflar olmak üzere üç genel
grupta sınıflayabiliriz. Bu çerçeveler, aynı zamanda geleneksel davranış
örüntülerinin taşıyıcılarıdır. Toplumsal çerçeveler, ortak deneyimlerin,
kişisel veya toplumsal ilişkilerin, o özel grubun parçasıyken oluşan bilgi
birikiminin, geleneksel bileşkelerin ve dönemin hakim söyleminin ürünü
olan kişisel belleklerin yeniden inşa edilmesinde vazgeçilmez bir rol
oynar.
Kişisel bellek, toplumsal çerçeveler sayesinde en özel anları, anıları
birbirine bağlar ve seçicidir. Toplumsal çerçeveler de, toplumsal
belleğin, o dönemin hakim toplumsal düşünceleriyle / söylemiyle birlikte,
geçmişin imgelerinin yeniden inşası sırasında kullandığı araçlarıdır.
Bellek, aynı zamanda toplumsal güç ve iktidar sorunudur. Yani
hatırladıklarımız, içinde bulunduğumuz bağlama ve ilişkimiz olan toplumsal
gruba / gruplara bağlıdır. Dolayısıyla toplumsal belleğimizin derinliği ve
şekli, toplumsal güçlerin rekabetçi konumlarına da yansır. Siyasi erk
toplumsal belleği kendi meşruiyetini yeniden üretmek üzere kurgulama
eğilimindedir.
Geçmişe, dolayısıyla toplumsal bellek konusuna olan ilgi günümüzde
artmıştır. Küreselleşme süreçlerinde post-modern toplumlarda etnik
grupların kamusal alanda tanınma talepleri, söz konusu grupların ortak
geçmişlerini ve dolayısıyla toplumsal belleklerini yeniden kurgulama
gereğini yaratmıştır. Ulus-devlet inşaası içinde üretilmiş olan toplumsal
bellek, günümüzde etnik gruplar ve azınlıklar tarafından sorgulanmakta,
unutulan ya da unutturulan geçmiş hatırlanmaya, yeni farkındalıklar
yaratılmaya çalışılmakta, böylece toplumsal bellek bir siyasi proje olarak
ortaya çıkmaktadır.
Küreselleşmenin yaygınlaştırdığı göç ile yer değiştiren insan grupları da
toplumsal bellek kurguları ile kimliklerini yeni ortamlarında inşa etme
eğilimi içine girmekte, geldikleri yere bağlı olarak ortak kimliklerini
korumakta, “kim oldukları”nı unutmamaktadır.
Neoliberal ekonomide kentlerin, sermaye birikimi süreçlerinde önemli
“aktör”ler olarak ortaya çıkması ve kent kimliği üzerinden birbirleriyle
yarışır duruma gelmesi sonucu da tarihi miras ve nostalji kavramlarına
olan ilgiyi arttırmış, kentlerin geçmişleri de kurgulanarak tüketime
yönelik projeler haline getirilmiştir. Ayrıca, artan çevre sorunları da
doğa ve afet konularında kurgulanan belleği önemli kılmaktadır.
Yukarıda çizilen çerçevede, Bellek ve Kültür başlığı altındaki konular,
kişisel bellek, grup belleği ve toplumsal bellek tanımlarına göre
sınıflanarak aşağıdaki gibi belirlenmiştir:
Kimlik ve bellek (Aile ve bellek; Biyografik ve otobiyografik çalışmalar;
Göç, diaspora ve bellek);
Mekân ve bellek (Mimaride bellek ve kültür; Kent, kentleşme ve bellek;
Toplumsal bellekte gecekondu, köy / kır, kent, mahalle, doğa);
Siyaset, iktidar ve bellek (Modernite / modernizasyon / modernizm’de
bellek ve kültür; Siyasi proje olarak bellek kurgusu; Milliyetçilik ve
bellek; Etnik kimlik ve bellek; Azınlıklar ve bellek; Siyasi travma ve
bellek);
Gündelik yaşamda bellek ve kültür (Gelenekler, bellek ve kültür;
Ritüeller, bellek ve kültür; Bedensel pratikler, bellek ve kültür; Eğlence
/ Dinlence, bellek ve kültür; Afet ve bellek; Nostalji ve bellek);
Toplumsal kurumlar / Kültürel ürünler ve bellek (Sanat / Edebiyat, bellek
ve kültür; Dil ve bellek; Din, bellek ve kültür; Medya ve bellek; Internet
ve sanal bellek).
Sempozyuma bireysel bildiri, en az üç en fazla dört konuşmacının yer
alacağı önceden düzenlenmiş oturum, poster ve sergi önerileri ile
başvurulabilir.
Başvuracak olanlardan bildiri özeti ve beş anahtar sözcük, kısa
özgeçmişleri ve iletişim bilgilerini göndermeleri beklenmektedir. Bireysel
bildiri özetleri en fazla 200 sözcükten oluşmalıdır; ve Times Roman
karakteriyle 12 font ile tek aralıklı olarak yazılmalıdır. Aynı uzunlukta
olması gereken oturum önerilerinin özetine ise konuşmacıların bireysel
bildiri özetleri, oturum başkanı ve (varsa) tartışmacının özgeçmiş ve
iletişim bilgileri eklenmelidir. Poster ve sergi önerileri birer özet ile
özgeçmiş ve iletişim bilgileri içermelidir.
Makale özetlerini en geç 15 Aralık 2012 tarihine kadar
semp2013 at kulturad.org> adresine e-posta ile göndermek gerekmektedir.
Sonuçlar 31 Ocak 2013 tarihinde duyurulacaktır. Daha fazla bilgi için
aynı sempozyumun web sayfasına (http://semp2013.kulturad.org) ya da
e-posta adresine (semp2013 at kulturad.org) başvurulabilir.
Bildiri özetleri basılarak, bildiri metinleri ise CD olarak sempozyumda
dağıtılacaktır. Bildirilerin makaleye dönüşmüş metinlerinden bir seçki ise
sempozyumdan sonra saygın bir yayınevi tarafından kitap olarak
yayımlanacaktır.
Sempozyuma kayıt ücreti 1 Mart 2013'e kadar dernek üyelerine 100 TL, üye
olmayanlara 150 TL; bu tarihten sonra dernek üyelerine 150 TL, üye
olmayanlara 200 TL'dir.
BilimselHaber mesaj listesiyle ilgili
daha fazla bilgi