[Discussion] İlginç bir eleştiri
Gonul Pultar
gonul@bilkent.edu.tr
Thu, 17 Oct 2002 12:09:30 +0300
İlginç bir eleştiri
------------------------
Bebektik. Kafamizi masaya carptigimizda buyuklerimiz bizi
avutmak icin masayi dovduler bizim saskin bakislarimiz altinda.
Demek ki bizim hicbir sorumlulugumuz yoktu bu iste, kotu masa
yuzunden kafamizi carpmistik.
Araba yollarinda top pesinde kosturduk. Bu arada araba altinda
kalanlarimiz oldu. Anne babalarimiz arabalara kizdi hep.
Talihsizlik, kim nereden bilebilirdi ki o anda oradan araba gececegini.
Evdeki konusmalardan babamizin isinde terfi edememesinin kotu sefi
yuzunden oldugunu duyuyorduk.
Amcamlar yuzunden koydeki tarlayi satmak zorunda kaldik.
Bazi komsularla ailemizin arasi iyi degildi ama bu alt kattaki
dedikoducu Sefikanim yuzundendi.
Okulda ilk zayiflar gelmeye basladiginda hoca hep haksiz yere
notlarimizi kirmisti. Bazen de beklemedigimiz yerden soru
geliyor bu yuzden zayif aliyorduk. Beklemedigimiz yerden soru
gelmesini beklemememiz son derece normaldi. Zayiflarin kalici
oldugu derslerin hocalari ise bize 'takmisti'.
Kotu aliskanliklarimiz kotu arkadaslar yuzundendi. Sigaraya kotu
arkadaslar yuzunden basladik, okulu kotu arkadaslar yuzunden
kirdik.
Tarih dersinde ogrendik ki Birinci Dunya Savasina biz girmek
istemiyorduk ama muttefiklerimiz iki gemiyle Rusya'yi bombalayip
bize siginmislar ve biz de savasa girmek zorunda kalmistik.
Kemalettin Tugcu kitaplariyla buyuduk. Yoksul cocuklar hep iyi
kalpli zengin birileriyle karsilasiyorlar ve hayatlari degisiyordu.
Abilerimiz ablalarimiz da iyi yurekli fabrikator kizi ya da ogluyla
evlenip hayati degisen fakir genclerin oykulerini anlatan filmler
izliyorlardi.
Ilk sevgilimiz oteki çocuk/kiz yuzunden bizi terketti.
Çevremizde olan bitenle ilgilenmeye basladik. Bizim spor
takimlarimiz cogunlukla yeniliyorlardi ama hep hakemler
yuzundendi. Cunku biz musluman oldugumuz icin bizi
sevmiyorlar o yuzden bizim kazanmamizi istemiyorlardi.
Ulkemizin cok da iyi ekonomik kosullara sahip olmadigini
gormeye basladik. Ama bu, kotu yoneticiler yuzundendi.
Sonra 'Sistem', 'Duzen' gibi kavramlar duymaya basladik.
Duzen bozuktu, bircok olumsuzlugun nedeni de buydu.
Universiteye giremeyenlerimize gore, bu egitim sisteminde ancak
bu kadar olabilirdi.
Dunya gorusumuz genisliyordu. Kimilerimize gore geri kalmamizin
nedeni 'Bati' idi. Bizim ilerlememiz istemiyorlardi, cunku biz
muslumandik. Kimilerimize gore de emperyalist sistem bizim
ilerlememizi engelliyordu.
Haberlerde duyuyorduk, asiri yagislar yuzunden seller oluyor,
kuraklik yuzunden susuzluk ve salgin hastalik basgosteriyordu.
Gaezetelere bakilirsa pahaliligin nedeni 'enflasyon canavari'ydi.
Daha sonra bunun 'trafik canavari' olan bir akrabasi ortaya cikti ve
pek de tutuldu. Eskiden trafik kazalari asiri hiz, hatali sollama ya da
dikkatsizlik yuzunden olurken artik hep trafik canavari yuzunden
oluyordu.
Karikaturlere gore ise pahalilik gaddar kasap, insafsiz manav ve
sinsi bakkal uclusu yuzundendi.
12 Eylul darbesi oldu. Istemedigimiz anayasaya buyuk cogunlukla
kabul oyu verdik cunku mavi olan red oylari dikkatli bakildiginda
zarfin disindan belli oluyordu. Bizim risk almamiza gerek yoktu.
Iyi bir meslek edinemedik, zamaninda anne-babamiz bizi uyarip
yonlendirseydi tabii ki biz de iyi bir meslek edinebilirdik.
Bizde ne yetenekler vardi ama kesfedememislerdi.
Is yasamina girdik. Bizim hakkimiz olan pozisyonlara hep
baskalari geliyordu. Tabii onlar gelirdi cunku onlar yagciligi ve
yalakaligi daha iyi yapiyorlardi.
Politikacilar bizden oy isterken bizim icin yapacaklarini
anlatiyorlar biz de en cok yapacak olana oy veriyorduk ama
secildikten sonra yapmiyorlardi. Bizim birsey yapmamiza gerek
yoktu, elbette birgun sozunde duran birilerini sececektik ve onlar
bizim icin herseyi yapacakti.
Meslek odalarindan uzak durduk, niye uzak durmayalim ki bizim
icin ne yapiyorlardi? Derneklerden de uzak durduk, ne olur ne
olmazdi.
Az kitap okuyorduk, hatta hic okumuyorduk ama bunun nedeni
kitaplarin cok pahali olmasiydi. Hem bu kadar kosusturmaca
arasinda kitap mi okunabilirdi canim?
Toplumsal kurallara genellikle uymuyorduk, cunku baskalari da
uymuyordu. Baskalarinin uymadigi yerde biz niye uyacaktik ki?
Ama bu arada uymayanlara kizmaktan da geri durmuyorduk.
Hayallerimizi hep biryerlerden para ciksa neler yapacagimiz
susledi. Bu hayallerle toto, loto, piyango kuyruklarinda bekledik.
Oglan biraz haylaz cikti ama hep annesi (babasi) yuzunden, bu
kadar simartirsan olacagi buydu.
Hep bu ulkede hickimsenin isini duzgun yapmamasindan sikayet
ederken, biz de isimizi duzgun yapmadik. Ama bizim nedenlerimiz
vardi. Yorgunduk, gecim zorlugu cekiyorduk, zamaninda cok
ezilmistik.
Biraz bati dunyasini gormuslerimize gore aslinda biz yanlis yerde
dunyaya gelmistik. Soyle uygar bir bati ulkesinde yasamak varken.
Araba surerken yayalar ne kadar böndü, yayayken soforler ne
kadar saygisiz ve bencildi.
Oglumuz evlendi, musrif gelin yuzunden mutlu olamadi.
Emekli olduk, hayirsiz evlatlar yuzunden uc kurus emekli
ayligimiz carcur oldu.
Hic dusunmedik, bizim bu dunyada var olmamizla olmamamiz
arasindaki fark ne?